Kimsesiz şehrin yorgun bekçisidir yüreğim. Dalgın sokak lambası tek vefalı dost… Derin nefesler en yakın şahidim. Siyah gecelerin, gölgesiz gündüzlerin, Tek misafiridir kar tanesi. Yüzüme hücum eder, Koparmak için tenimi. Buğulu gözlerim kısık, dişlerim titrek, Kulağımda rüzgârın sesi. Ve zihnimde eriyen koyu beyaz buzlar, Gözlerimde yaş olur taşar. Usulca terk eder zemheri, tahtını güze. Sokak lambası eder ahu-zar. Sarı yaprak son buseyi alır dalından, Ayrılığın sesi damarlarına işler. Süzülür baygın, biçare… Koparılmıştır yârinden, Hüznü toprağın bağrına işler. Ve yine gelir ayaz, hiç gitmemiş gibi. Issız kaldırımda bulur bedenimi, Tutar yakamdan, sarar kollarımı. Koyuvermeye niyeti yokmuş gibi. Burada dört mevsim var, Ruhum şaşkın, hayallerim firar. Gönlüm virane, umutlarım tarumar. Burada dört mevsim var, Kış, sonbahar, kış, sonbahar.
