Güneşe İnat

Silemesem de dünün karanlığını
Yakıcı güneşe inat,
Peşindeyim gölgesiz yarınların…

Eriyip kaybolma pahasına
Düşündeyim büsbütün.

Gün olur, yer kavrulur kahrından,
İğde ağacında sallanır yırtılmış terliğim.
Çocuk masumiyeti pul değerinde.
Büyümeye yüz tutmuş çaresiz benliğim.

Ellerim yarım, cebimde uyur
Gözlerim mahzun, şiddetinde kırılır.
Ey, kasvet için yaratılmış bulutlar.
Neredesiniz şimdi, ruhum korumanıza hasret.
Alnımda bir derin kırışık.
Kaz ayaklarımın ihtiyacı var.

Yorum bırakın