İştahla sivrilmiş amansız gagalar, Korkudan diğerini ezen yanık pullu sazanlar, Savrulur esrarında dalganın. Göğsünde uyur mor akıntının. Şimdi, uzakta parıldayan bir çift göz. Tenine yapışan suni bir elbise. Görünmez misina geleceğe bir iz. Peşindesin kaçıştaki zarafetin. Hafızana inen rehavetin Ve sarhoşluğunda midene çöken zehrin. Sanma çırpınan yüzgeçler senindir! Bu çetin, bulanık yol ilahi bir emirdir. Kovalarsın deryada aşkın gölgesini, Yakaladım dersin uçurum alınca nefesini. Hülya mı daldığın yoksa uyanış mı? Çırpınan kalbin mi yahut dildeki yakarış mı? Bedendir yorulan, ruhun elbet bâki. Yanağındaki ter mi, üç damla yaş mı? Neden kopamıyorsun gölgeden? Oltanın ucu sallanıyor zifiri bir kabirden…