Susmak Çare midir?

Serin sulara hasret kalırken tenim
Ağustos rüzgarları kavurur inadına
Karınca misali peşindeyim bir damla suyun
Ruhum gölgeni sayıklar karanlıkta
Aç, susuz ve çaresiz...

Nazım Hikmet şiirlerinde kaybolmak
	-özgürlük müdür?
Susmak çare mi?
Yoksa susuzluktan yapışmış dudaklarda,
durmadan hırıldayan kurak boğazın
        -neticesi mi?
Bir tutam hezeyan mıdır özgürlük?

Kapayınca gözleri önüme gelen parmaklık
Aydınlık arayan dolu dizgin gözbebeği
Mide kurtları ürpertiye gebe,
Baş döndüren paslı salıncak.

Açılır zamanın sisli kolları
Kucaklamak için yarının alacasında
Bileklerime sarılır dünün terazisi
Gönlüm taht kurma peşinde,
       -bugünün serinliğine.

Dışa kapalı yorgunluğun
Hüzne bulanmış çamurunda.
Bir görüş günü, ölüm gördüm düşümde.
Safkanların çatlayan ar damarları
Kopardı alınları topraklardan

Ey özgürlüğüm!
Vurgunum yedi renkli ruhuna
Ne zaman ki kovalasam seni
İki el yapışır, biri boğazıma
Gözlerimi aralama derdinde diğeri
Düşlerim, çocukça bir telaşla
Her gün yeniden tırmanır
Çekilmiş gözlerle bakmak için ufka 
Bir adımlık uçurumun kenarında

Yorum bırakın