Usulca gözlerini kapattı önce. Ardından sol kulağının üzerine eğdi başını. Rüzgarın ıslığı saçlarını dansa kaldırınca, parıldayan tavşan dişleri utangaç bir hamleyle dudaklarının ardına saklandı. Az önce ağzında yuvarladığı üzüm tanesi sağ yanağını şişirmiş, iki damla ter yokuş aşağı yarışa başlamıştı. Elindeki mendille bu kıyasıya mücadeleye son verirken parmaklarının neden titrediğine anlam veremiyordu. Kapalı gözleri daha“Kağıttan Gemiler” yazısının devamını oku