Mendil

Ey gölgeme hasret, pürüzlü duvar! Geldim yine, omzum yanı başında. İçimde buz gibi kış, geride umarsız bahar. Zihnim baygın, dolaşır soğuk kollarında. Varlığımın nişanesi gölgem durmaz, kaçar, Boğmak için beni, yokluğun karanlığında. Ve sen, gözyaşıma susamış mendil! Tenin, ellerimde ipeksi bir hüzün… Hüzün; sönmeyi unutmuş isli kandil. İçme damlaları, geceye dönecek yüzün! Dökeyim istediğin kadar“Mendil” yazısının devamını oku