Bugün, unutulmuşların peşinde bir sabah Ruhunda İstanbul’un soğuk elleri Uzatınca gövdesini kalabalığın kollarına Kaybolur adımları hatıralar arasında Gözlerine kaçan tuzlu deniz kokusu Vapura yetişmeye çalışan bir çocuk korkusu Minicik ayaklarında savrulan bayat yağmurlar Sırtına vuran içi boş, içi karanlık çantalar. Kavrulmuş teninde hasret pınarları çağlar Bıraksa, küçücük yüreği göğsünü parçalar. Her nefeste bir ömürlük yaşlanır.“Sabiha” yazısının devamını oku