Kadim Sır

Bir kelime olacaksın mesela,
Dağların bile düşünmekten korktuğu bir kelime.
Öyle ağır olacak ki, söyledin mi çenen düşecek.
Ah etmeyeceksin, sızlayınca inadına haykıracaksın…
Tutacaksın en dikenli dalları, parmaklarına dolacak kızıllar.
Kan ve gözyaşıyla yoğuracaksın hüznünü,
Ah etmek yok dedim, oh diyeceksin.

Kadim bir sır vereceğim sana
“Ağladın mı tek ağlamayacaksın.”
Dayayacaksın başını en sert kayaya yine de yalnız ağlamayacaksın.
Vuracaksın yüzüne yüzüne taşların, ağlayın diyeceksin
Ağladın mı taşı bile ağlatacaksın.
Sırrımızı taşın damarlarına, evet damarlarına fısıldayacaksın.

Bir şey olmamış gibi kalkıvereceksin, pişireceksin hamurunu.
Gözlerini kısarak bakacaksın tepeden derinlere.
Tutacaksın en deli bülbülü kanatlarından,
Parmakların, evet yoğurmaktan bitap düşmüş o parmakların
Doyacak narin, sıcacık dokunuşlara.
Yaklaşacaksın kulaklarına, bir bütün olacak dudaklarınla,
Hemen fısıldayacaksın o kelimeyi, bekletmeden uçuracaksın.
Ve başka bir sırrı yollayacaksın ardından
“Güldün mü tek gülmeyeceksin.”
Ah etmek yok dedim, ohh diyeceksin…

Yorum bırakın